9 Ocak 2026 – Ölçü
Sevginin iki ayrı dilden konuşmayı öğrenme süreci gibidir. Bir dil, ölçüyü ve sorumluluğu esas alır. Sevgi, dağılmasın diye şekil kazanır; rastgele değil, bilinçli verilir. Birine değer vermek demek, onun hayatında gerçekten işe yarayan bir şey bırakmak demektir. Küçük ama sürdürülebilir dokunuşlar tercih edilir. Abartıdan hoşlanmaz; ne duyguda ne beklentide. “Az ama sağlam” ilkesiyle hareket edilir. Sevgi, gündelik hayatın içinde çalışır hâlde olmalıdır.
Vermek bir görev gibi değil ama bir ciddiyetle yapılır. Duygular vardır, inkâr edilmez; sadece taşmadan tutulur. Her şeyin bir zamanı ve yeri olmalıdır. İlişkiler de buna dahildir. Sevgi, sorumluluk alabilme kapasitesiyle ölçülür. Gereksiz harcamalardan, fazla sözlerden, büyük vaatlerden uzak durulur. Değerli olan, gerçekten korunabilendir.
Diğer dil ise daha içerden konuşur. Sevgi burada, ölçüyle değil kapsayıcılıkla tanımlanır. Güven hissi olmadan hiçbir şeyin anlamı yoktur. Birlikte susabilmek, birinin yükünü görünmeden hafifletmek, yalnız kalındığında bile desteklendiğini hissettirmek önemlidir. Bu tarafta verme eylemi çoğu zaman görünmezdir. Alkış beklemez, karşılık aramaz. İyi olmanın kendisi yeterlidir.
Sınırlar daha geçirgendir. Başkasının duygusu kolayca içeri alınır. Bazen fazlasıyla. O yüzden bu yapı, yorulmaya da açıktır. Herkesi koruma isteği, insanın kendini ihmal etmesine yol açabilir. Ama yine de vazgeçilmez bir inanç vardır: Şefkat olmadan hiçbir düzen uzun süre ayakta kalamaz.
Bu iki yaklaşım bir araya geldiğinde ilk anda bir gerilim oluşur. Biri “fazla dağılıyorsun” derken, diğeri “fazla tutuyorsun” diye karşılık verir. Biri güvenliği düzenle sağlamaya çalışır, diğeri duyguyla. Biri fazlalıkları budamak ister, diğeri eksikleri doldurmak.
Zamanla fark edilir ki; düzen olmadan şefkat tükenir, şefkat olmadan düzen sertleşir. Asıl ölçü, bu iki dilin birbirini anlamasıdır. Sevgi hem emek ister hem teslimiyet. Hem plan ister hem akış. Bir taraf, diğerine sınırların neden gerekli olduğunu öğretir; diğeri de sınırların nerede yumuşaması gerektiğini hatırlatır. Böylece ne aşırı fedakârlık ne de duygusal yoksunluk kalır. Sonunda ortaya çıkan şey, sessiz ama güçlü bir duruştur. Ne gösterişli ne dağınık.İşe yarayan, taşıyan, uzun sürelidir.
AstroNot’u sosyal medyada takip etmek isterseniz



